İşler senin gibi onu yapmak için ezmek için söylenecek

Hükümet onu Balıkesir valisi tayin etti ve ayrıca İngilizlerden de yardım istedi. Ben, milliyetçileri ezmek için yine hükümete her türlü yardımı yapacağımı söyledim… Hükümet, milliyetçileri lânetleyen bir bildiri yayınladı, milli harekete karşı bir seri fetva ilan etti. *Sayfa No:108 -Belge No:103-28. Temmuz.1920 ... Kalem oynatmak: 1. Yazı yazmak. 2. Bir yazıyı düzeltmek. 3. Bir yazıda değişiklik yapmak.”Ben senin gibi kalem oynatmayı beceremiyorum.” Kaleyi içinden fethetmek: Karşı taraftan birinin yardımını alarak davasını kazanmak. Kalıbını basmak: Bir şeye bütün içtenliği ile güvenmek, bir şeyi doğrulamak. Senin yalanına, işvene kulak astı, aldanıp öldürücü zehri içti. O anda akrebi buğdaydayken ayırt edemedi. Hevesle mest olan kişinin temyizi uçup gider. Halk, arzu ve heva sarhoşudur. Onu için senin yalanını dinler. Fakat hevadan vazgeçen, gözünü sırlara âşina etmiştir. Çivinin çiviyi sökmesi gibi bir güçlüğü yenebilmek için başka bir güçlük ile ona karşı koymak gerekir. Bir acıyı bastırıp unutabilmek için ise başka bir acı yaşamak gerekir. Çoğu zaman iyi şeyler yapmak için yaşayan nezih ve erdemli insanlar bu iyi şeylerin menevi rahatlığını farklı iyi şeyler yaparak unuturlar. Herşey, onu gereği gibi kullanmasını, ondan yararlanmasını bilen kimseye yakışır. İş, ehli olan kimsenin hakkıdır. Onu ehli olmayana vermek zulümdür, haksızlıktır. Kendisinden yararlanılan şey kimin elindeyse onun sayılır; başkasının malı olsada. At binicisini tanır (bilir). Benim için çok geç ama sana yapmak için son bir siparişim var: Tanıdığın tüm gençlerle konuş ve bu mektubu onlara göster. Onlara söyle, her okul kapısında ve her sınıfta, her okulda, her yerde, her zaman zarif bir adam vardır, onun gelecekteki katilini gösterecek, onların hayatlarını yok edecek. 1919 - 1920 Dönemin İngiliz belgelerinden: *Sayfa No:828- Belge No: 553-19-Ekim-1919 ( Mr. Ryan’dan rapor) “… Milli kuvvetler gittikçe geliştiği için, silahların bırakılmasına rağmen 40 bin kişilik bir hükümet kuvvetinin milliyetçilere karşı kullanılaması istendi.Başbakan(sadrzam) bu isteği derhal kabul etti. Bir yazıda değişiklik yapmak.”Ben senin gibi kalem oynatmayı beceremiyorum.” ... Kalıptan kalıba girmek: 1. Sık sık iş değiştirmek. 2. Çıkar sağlamak için değişik kılıklara girmek. ... uygunsuz işler yapmak.”Onun ne biçim bir insan olduğunu bana sorun; o, karda gezer izini belli etmez biridir.” ... Bir yazıda değişiklik yapmak.”Ben senin gibi kalem oynatmayı beceremiyorum.” Kaleyi içinden fethetmek: Karşı taraftan birinin yardımını alarak davasını kazanmak. Kalıbını basmak: Bir şeye bütün içtenliği ile güvenmek, bir şeyi doğrulamak.”Kalıbımı basarım ki o, bu işi yapmamıştır.” Çünkü onu kendi kendime yapamam, onu yapmak için sen lazımsın. Senin yapman için de ben lazımım”. “Böylece işler bana ve Ona bağlı oldu. Ben de hayret ettim, hayret de şaştı. Hayret içinde hayret oldu.” Der Muhyiddin İbnu’l-Arabi ve şöyle devam eder: “Nice zamanlar olmuş ki şöyle demişimdir:

PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV PREMİX 116